Ali Emre AKGÜNEŞ

Kişisel Web Sitesi

HAVAYOLLARI… BİR SÜREÇ BAŞLANGICI

İnsanoğlu yaratıldığı ilk günden bugüne, gerek ruhsal ihtiyaçları gerek fiziki ihtiyaçları için ihtiyaçları için daima bir araya gelmiş, gelmeye çalışmıştır. Bu iletişim ve etkileşim tarihin ilk dönemlerinde fiziki hali ile yer bulmuştur. Bugün her ne kadar teknoloji ilerlesede, hala fiziki biraradalık bütün teknolojik biraradalıkların önündedir. Ve uzun bir süre böyle devam edecektir. Tarihsel süreci iyi irdelediğimizde, fiziksel biraraya gelişi sağlamaktır aslında yolların ortaya çıkmasındaki en büyük sebep. Zamanla ticareti keşfeden insan oğlu, yolları da bu amaca hizmette kullanmaya başladı ve yolları geliştirdi. Fiziksel birlikteliklere değer biçerek, bu değeri artırmanın birinci koşulu olarak yolları gördü.

Milattan önce yüzyılara dayanır bilinen en büyük yol İpek Yolu. Doğu Asya-nın Anadolu üzerinden Avrupa-ya açılma çabasının sonucunda zorlu süreçleri geçirerek oluşmuş, rotasını belirlemiştir. 6.000 kilometre uzunluğa sahip olan İpek Yolu devam eden tarihsel süreçte yeni isimli ve kaynaklı yollara ilham vermiştir. Baharat Yolu, Likya Yolu…

Yüzlerce destan yazıldı üzerine, İpek Yolu diye onlarca şarkı, hikaye ve hayat tarzları oluştu, diğer yolların oluşturduğu gibi.

Yıllarca bir noktadan diğerine ulaşmak diye tarif edelise de, aslında en büyük alt yapı ve en önemli refah göstergesi idi, medeniyetler arasında. Çoğu zaman kahramanlıkları adlandırılmadı, savaşlarda yer alsada. Hep birilerinin altında ezilen ve o an için değer görmeyen olsada, insanlığı yücelten yollardı. Farklı farklı coğrafyalarda, platformlarda, Çin İmparatorluğu-ndan dünyaya, her kıtada yerleşimleri birbirine bağladı. Fatih-in gemilerine rehber oldu, Kristof Kolomb-u yeni dünyalara taşıdı.

Efsanevi adlar yerini, sektörel isimlere bıraktı zamanla.Karayolu, denizyolu, demiryolu, su yolu. Binlerce yıl devam etti bu şekilde. Ta ki Hezarfenle bütün yolları bulutlardan seyir eyleyene kadar… İlk zamanlar koyamadılar adını, ardından geçen yüzyıllarda da. Önce Avrupalılar, sonra Amerikalılar çırpındıkça uçmak diye, tarifi aranır oldu. Sıcak hava, soğuk hava derken, ilk zeplinler, ilk hava gemileri, ve ilk hava yolları doğdu. 1909 yılında Alman Delag firması ile havayolu taşımacılığı başladı. Büyük bir umut, büyük bir tutku ile bekleniyordu adeta havayolları. Hiçbir yolun kutlanmadığı kadar sevinç gösterilerine sahne oldu. Ve tüm bu kutlamalara layık bir şekilde, insanoğlunu yücelten yollar, artık hayata fiziksel yükseklik de katmıştı. Bir noktadan diğerine ulaşmak hiç bu kadar keyif vermemişti. Adeta prestij abidesi olmuştu havayolu. Kendi prestiji tüm takipçilerini ve kullanıcılarını da büyülemişti.

Daha düne kadar havayolu ile seyahat etmeden önce, insanlar kuaförlere gider, yeni kıyafetlerini giyer, en karizmatik hallerini takınırdı. Okadar prestijliydi ki havayolları, o sektörde çalışan en düşük kademeli personle bile hep gıpta ile bakıldı yıllarca. Keyifli ve hızlı olduğu kadar, en büyük stratejiye de sahipti havayolları. İlk zaman insanoğlunu, daha sonra ticaret vasıflarını taşıyan havayolları her alanda, kısa zamanda kendine yer buldu. Belkide karayollarının binlerce yılda taşıdığını onlarca yılda taşıdığı için, çok kısa sürdü havayollarının bir numaraya yerleşmesi.

Karayolunda ne varsa, kavramsal olarak havalandı, uçmaya başladı. Yolcu taşımacılığı, sağlık hizmetleri taşımacılığı, yük taşımacılığı, hava yarışları, özel hava taşımacılığı derken, bir anda karayollarını da geçti. Gidilemeyen noktalara, günler alan mesafelere birkaç saatte ulaştı havayolu. O yılların biriktirdiği keyif ve haz duygusu, insanlığı sardıkça, binler, on binler havayolunu günlük hayatına soktu. Ve büyüdü, büyüdü, taa Ay-a kadar. Havayolu artık uzay yolu olmuştu.

1950`lerde havayolu taşımacılığı hızlanırken, uzay yolu taşımacılığı için çalışmalar başlamıştı. Ülkeler arası rekabet ile başlayan uzay yolu çalışmaları, deneysel süreçlerini askeri amaçlar ile tamamladı. Bugün artık özel şirketlerin ve sivil toplum örgütlerinin uzaya gitme çabaları, bir kaç yıl içinde uzay turizmini de seri bir şekilde başlatacak. Yapılan milyon dolarlık uzay seyahatleri, bin dolarlar mertebesine düşmeye başladı bile. Uzay havayolları ise kuruluşlarını tamamlayıp, kapora toplayarak, uzay seyahati biletlerini satmaya başladı.

Sosyolojik bir yapıda başlayan yollar teknolojik yapının üstünlüğünü kullanarak insanlık hayatında önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Ülkemizde sosyolojik yapının her alanda olduğu gibi yollar noktasında ki eksikliği, havayollarımızın gelişimini de yavaşlatmış. Bugün sahip olduğumuz havayolu rakamlarına on yıl önce ulaşmış olmalıydık. Ve bu kültürel eksiklik, sanayi yapısında da etkisini göstererek havacılık sanayimizin gelişimini de yavaşlatmış. Durma noktasına gelen havacılık sanayimizin kazandığı ivmeyi daha da yükseltmek için, yolların farkına varmalıyız. Eğitim ile başlayacak bu farkındalık, sanayimizin yatırım algısına getireceği katkı ile yüksek teknolojili yatırıma imkan sunacağı gibi mevcut yatırımların da yapısal ve sistemsel gelişimine sebep sağlayacaktır. Bu birleşenler etkisinde Türk Havacılık Sanayisi gelişimini, hızlı ve sürdürebilir kılacaktır.

Etiketler: