Ali Emre AKGÜNEŞ

Kişisel Web Sitesi

HAVACILIĞIN İLK ADIMI: GENEL HAVACILIK

1925 yılında bir uçak üretmek üzere çalışmalarına başlayan, Vecihi Hürkuş’u uçak üretmeye yönlendiren kavram acaba ne idi?

İlk Türk uçağını, modifikasyon ile üretme mutluluğunu yaşamaya çalışırken, içine düşeceği zorluğu elbette tahmin etmemiştir. Hatta onure edilmeyi beklerken, uçak üretimi için destek görmeyi beklerken, inanılmaz zorluklara maruz kalmıştı Vecihi Hürkuş. Yaşadığı zorluklara rağmen, yeniden, hemde tabiri caizse “sıfırdan” tamamen yerli bir uçak uretmine girişmiş ve başarmıştı Vecihi Bey. Yani ilk gün uçak üretme fikri O’nda nasıl uyanmış ve hangi kavram ile sekillenmisse, zorluklara rağmen, eksilmeden artmaya devam etmişti.

Vecihi Bey’in bu başarısı ve azmini kişisel olarak “gurur meselesi yaptı” şeklinde mi değerlendirmek gerekir, yoksa havacılık sanayisi ve ülkesi için katma değer yaratmak olarak mi değerlendirmek gerekir tartışılır. Vecihi Bey’in hayatını incelediğimizde, bence ülkesi ve havacılık sanayisi için, kendi kişisel arzularının üzerinde bir çaba görülmektedir.

Uçak üretim çalışmalarında hiç kuşkusuz Vecihi Bey’in havacılık aşkı ve tutkusu şekillendirici olmuştur. Çocukluk yıllarında başlayan “uçmak” hayallerinin meyvesini aldıkça, pilot olarak uçtukça, üretme tutkusu gelişmiş, belkide kendisi ve ülkesi için duyanın en iyi uçağını üretip, uçmak arzusu ile uçak üretimine girişmiştir.

Aynı şekilde, Mustafa Kemal Atatürk havacılık sektörü için belliki üretim planlarını yaparken, önce sosyolojik boyutta havacılığın gelişmesi gerektiğini düşünmüş ve bugünki adı ile Türk Hava Kurumu olan, Türk Tayyare Cemiyiyetini kurdurmuştur.
Uçak üretmek araba üretmeden kolay diye daha önceki yazılarımda anlatmıştım. Lakin kullanım alışkanlıkları ve imkânları açısında, uzun yıllar süre gelen, büyük sektörlerin de baskı ve yönlendirmeleri ile kara aracı kullanım oranları ve alışkanlıkları malesef hava taşıtları kullanım oranları ve alışkanlıklarından yüksek olmuştur.

Diğer taraftan hep bahsettiğimiz cumhuriyetimizi ilk yılları olmasına karşın, maddi ve manevi büyük eksiklikler olmasına karşın, o yıllarda bir çok uçak fabrikası açılmasını, yine o dönemdeki havacılık sevgisi ve algısının oturmuş olmasına bağlıyorum .
Aynı şekilde büyük sanayici, büyük Türk girişimcisi Nuri Demirağ’da, uçak üretimini sosyolojik algılar ile desteklemiş, “Gök Okulu, Gök Bayramı” gibi bir çok kavramı bugün yasamasada o dönemde hayatımıza sokmuştur.
Insanların ihtiyaçtan mi bir takım ögeleri ürettiğini, icat ettiğini yoksa, önce üretip sonra mi ihtayci şekillendirdiği iktisattin uzun yıllardır en büyük tartışma konusunu oluşturmuştur.

Arz-Talep olgusunda, öncelikle bir değer yaratıp bunu topluma sunmanız devamında ise o değere ilgi uyanması döngüsü ile yola çıkarsak, ihtiyacın oluşumunu ve gelişimini üreticiler belirler.
Bu konuda en güzel örneklerden biri de “Apple” ürünleridir. Geleneksel cep telefonu ve bilisayarları bir anda “dokunmatik” alana çekerken, ilk günlerde piyasada, insalarin böyle bir talebi yoktu. Alışıla gelmiş mobil telefon kullanımına yeni bir boyut getirirken, hiç kuşkusuz en büyük kozu mobil hayata olan ilginin ve sevginin artması idi.

60a60f73378f9d7d5d7f9f19c0c0a9f6[1]

Yerli uçak üretimini konuşurken, havacılık sevgisi ve ilgisinin de boyutunu sorgulamak zorundayız. Sadece son on yılda önemli bir şekilde artan “Havayolları Taşımacılık Rakamlarını” havacılık sevgisi ve ilgili rakamları şeklinde ele almak, resmin tamamını görmemizi engeller.

Gelişmiş ülkelere baktığımızda havacılık sektörünü üç ana başlıkta ele almaktalar: Genel Havacılık, Askeri Havacılık, Havayolu Taşımacılığı.

Genel Havacılık ifadesi çok kaba anlamı ile küçük, bireysel uçaklar için geçerlidir. 5700 kg nin altındaki ağırlığa sahip hava taşıtlarının oluşturduğu bu grup havacılık sektörü içinde, yüzde 70`lere varan bir orana sahiptir. Yine gelişmiş ülkelerde, Havayolları sektörün yüzde 20`sini, Askeri Havacılıkta, yüzde 10`nu oluşturmaktadır.

Bu çok genel oranlama ile gelişmiş ülkelerde havacılık denince akla, genel havacılığın geldiğini, ülkemizde ise malesef havacılık denince yolcu taşımacılığının geldiğinin görmekteyiz.

Ve bu oranların hakim olduğu ülkelerin havacılık sanayisininde çok üst düzey seviyede, ürün yapar konumda olduğunu görmekteyiz.

Genel havacılık gelişmeden, bir ülkenin hava taşıtları üretimi gelişemez. Bırakın gelişmesini
havacılık geriler, çünkü insanlar daima, bilmedikleri kavramlardan çekinir ve korkar. Böylece gerek yatırım gerek ticari düşünme yetenekleri gelişmez.Yerli uçak üretimini konuştuğumuz bugünlerde, Genel Havacılık ile başlayıp, hatta en alt seviyede, küçük hava taşıtları gündemini oluşturmamız, havacılığın ulaşılabilir, kullanılabilir ve üretilebilir bir sektör olduğunu göstermemiz gerekmektedir.